Türkiyeli Noel Baba

Yüce Kabakçı/ MY-    Noel, Noel Baba, Noel ağacı, Yılbaşı gibi imgeler farklı kişilere farklı anlamlar ifade eder. Açımızı biraz daha daraltacak olursak, özellikle Türkiye’de, olumlu tepkiler ve uygulamaların var olması kadar, Noel ve Yılbaşı kutlamalarını protesto etmek için yapacakları bir toplantının afişi için, Noel Baba’yı yumruklayan bir kişi ki içeren bir resimi kullanan gruplara da rastlanması mümkün hale geldi. Ho Ho Ho diye kahkaha atan ve o kadar kilosuna rağmen nasıl o dar bacalardan içeri girdiği anlaşılmayan, hediyeleri kargo şirketlerinden bile daha iyi bir zamanlamayla yetiştiren, çocukların özlemle beklediği bir karakterin yaklaşık birkaç hafta içinde belirmesini bütün dünya beklemektedir. Peki Noel Baba’nın bu kadar ölümsüz bir simge olmasının gölgesinde kalmış daha önemli imgeler veya karakterler var mı? Popüler kültürdeki Noel fenomeninin sundukları bizleri başka türlü bir zenginlikten mahrum bırakıyor olabilir mi?

Bu kısa makalemizin konusu bu iki soruya verilebilecek pozitif cevaplarla ilgili: Noel döneminin ve Noel Baba karakterinin gölgelediği değerler ve kişiler. Öncelikle Noel Baba’yı ele alalım. Noel kelimesi ne anlama geliyor? İlk kökenlerine bakacak olursak elimize geçen ilk ipucu, M.S. 4. yüzyılda Hristiyanlar’ın Mesih’in doğumunu ‘Natus Christus’ olarak Aralık 25’te kutlamalarıdır. Daha sonra Latince’de ‘natalis’ olarak kullanılan ve doğum anlamına gelen kelimenin Eski Fransızca’ya ‘nael’ oradan da İngilizce’ye, yine aynı anlamda, ‘nowel’ olarak geçtiği bilinmektedir. Bugün de Fransızca’da ‘Joyeux Noel’ ifadesi « Mutlu Doğuş Bayramı” (Christmas) anlamına gelir. Kelimenin bu kökenini düşününce Noel Baba’nın İsa’nın doğumu ile bir ilişkisi olması gerektiğini düşünebiliriz. Popüler kültürde böyle bir ilişkilendirmenin var olmasının aksine Noel Baba’nın nere-eyse İsa’nın doğumu gibi önemli bir tarihi olayın önüne geçen bir mitoloji kahramanı olması biraz daha derinlere inmemizi gerektirir.

Türkiye’de bu karaktere her ne kadar Noel Baba desek de, dünyanın farklı yerle-rinde aynı karakter farklı bir şekilde anılmaktadır. İngilizce’de Santa Claus olarak bilinen Noel Baba, bu ismi Flemenkçe ‘Sinterklaas’tan almıştır. Hollandalılar’ın bu isimle kast ettikleri kişi aslında Kuzey Kutbu’nda yaşayan, kırmızı giysileri ve şapkası olan, beyaz sakallı ve iyi yürekli bir dede değil, 4. yüzyılda yaşamış Hristiyan azizlerinden birisi olan Aziz Nikolas’tır.

Aziz Nikolas, M.S 270 yılında Patara’da doğdu. Ekonomik durumları bakımından varlıklı sayılabilecek Hristiyan bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya geldi. Erken yaşta anne ve babasını salgın hastalıktan dolayı kaybetti. Ardından Patara Episkoposu olan ve adı yine Nikolas olan amcası tarafından yetiştirildi. Daha sonra amcası tarafından rahip olarak aeba085e26caziz_nikolaostandı ve bunu izleyen yıllarda Myra Episkoposu olarak görev yaptı. Myra, bugün Antalya’nın Demre adı verilen kasabalarından bir tanesi. Nikolas aynı kentte 6 Aralık 347 yılında öldü. Birçok kilise 6 Aralık gününü Aziz Nikolas günü olarak kutlamaktadır. Her ne kadar Demre şehrinin girişinde sizi büyük bir Noel Baba heykeli karşılasa da, aslında şehrin turistler için önemini Aziz Nikolas oluşturur.

 

Nikolas’ın hayatının tamamını kaydeden bir eser elimize ulaşmamasına rağmen bu tarihsel kişilik hakkında tamamen karanlıkta değiliz. Nikolas’ın mucizeler gerçekleştirebilen birisi olarak tanınmasından dolayı kendisine Νικόλαος ὁ Θαυματουργός (Mucizeci Nikolas) dendiğini biliyoruz.

 

Kilise geleneği Nikolas’a iki konuda azizlik atfetmektedir. Nikolas, bir kıyı şehri olan Myra’da denizcilere devamlı olarak yardım etmiş olduğu için kendisine denizcilerin azizi denir. Asıl öne çıkan yanı ise çocuklara hediyeler vermesi, öksüz olanlara bakması ve bu ilgisiyle çocukların azizi ünvanını almasıdır. Noel Baba mitinin arkasında yatan çocuklara hediyeler getirme fikri Aziz Nikolas’ın hayatı boyunca yaptıklarından kaynaklanır.

Fakat Aziz Nikolas nasıl olup da Noel Baba’ya dönüştü? 6 Aralık 1810’da The New York Historical Society’nin bir toplantısında ilk defa Aziz Nikolas şöminenin üzerinde çocuklar için asılmış büyük çorapların içerisine hediyeler yerleştirirken tasfir edilmişti.İşte belki de çok fazla dikkat edilmeyen bu dönüşüm nedenlerinden bir tanesi bir Hristiyan rahibinin cömertliği ve çocuklara karşı olan sevgisi ile tarihte kendisine yer edinmesidir.

Kuşkusuz, Noel ve Noel Baba kavramları aşırı tüketimin sembolleri olarak eleştiriye açık. Yapılan eleştiriler Yılbaşı ya da Noel kutlamalarının şaşa ve bilinçsiz tüketim içerisinde geçirildiği yönündedir. Fakat Aziz Nikolas, yani gerçek Noel Baba, bizlere, şiddet içermeyen tepkiler vermeyi öğretir: Cömertlik. Bu kelime ise sadece sevdiklerimize hediyeler almamız bağlamıyla kısıtlanamaz.

Nikolas bizlere çocuklar için ağacın altına hediye bırakmaktan (bu yanlış bir şey olmasa da) daha fazlasını öğretir. Günümüz dünyasında çocuklar “en savunmasız” insanlar; dünyayı daha iyi anladıklarını iddia eden yetişkinlerin yarattıkları politikalar ve katliamların ortasında kalıyorlar ve bunların sonuçlarına katlanmak zorundalar. Kıtlık ve hastalık içinde yaşayabiliyorlar, eğitim hakları ellerinden alınabiliyor gözleri önünde başlar kesilebiliyor ve kendilerine de aynısını yapmaları öğretilebiliyor. Oyun oynarken kum ve çamurda giysilerini kirletmek yerine kendilerini gelinliklerin içinde ve ebeveynleri yaşlarında erkeklerin yataklarında bulabiliyorlar. Belki de yetişkinlerin child-poverty-poor-1200-inckendilerine daha az Noel Baba resimleri ve daha çok Aziz Nikolas resimleri göstermesinin zamanı geldi. Çocuklara verilebilecek en güzel hediyelerin öykü karakterlerinin oyuncakları yerine, onların haklarını savunmaya, çocuk gibi olmalarına, gülebilmelerine ve mutlu olmalarına izin vermeye kaydığını düşünebilir miyiz? Bu sadece tarihteki azizlerin değil, her insanın sorumluluğu.

 

Sonuç olarak popüler Noel ve Noel Baba imgeleri bir yere kadar yetersiz ve sığ kalmaktadır. İsa’nın doğumu anlamına gelen Noel Bayramı Tanrı’nın insanlar arasında yaşayarak tarihte yerini almayı seçtiği bir günün kutlanmasıdır. Bununla Tanrı’nın bir bebekle kendi egemenliğini bu dünyadaki bütün imparatorlara ve krallara duyurması, o gün olduğu kadar bugün de kulağa saçma gelmektedir. Belki de bu yüzden Kuzey Kutbu’nda yaşayan bir dede, İsa’nın doğumundan daha az kulak tırmalayıcı sayılabilir. Ancak yaşamın kendisi paradokslarla dolu olduğu gibi, Nikolas’ın izlediği İsa’nın mesajının kendisi de güzelliğini bu paradokstan almaktadır. Fakirlerin arasında yatan bir bebek olarak dünyaya gelen Tanrı…134746__nativity_l

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s